Perşembe, Nisan 19, 2012


Geceleri çimenlerin üzerine uzanınca 
Ve parlak bir yıldıza gözümü dikip
Bütün gece ona bakınca
Kendimi gökyüzüne düşmüş gibi hissediyorum


RUHUM...
Hiç ihtiyacım yokmuş gibi,duran bedenimde kilometrelerce 
UZAKLAŞIYOR


                   TESS 1979

KAZANCAKIS/ZORBA

''Biz dev bir ağacın ufacık bir yaprağı üzerindeki küçük küçük kurtçuklarız Zorba.Bu küçük yaprak bizim yer yuvarlağımızdır,ötekiler de gecenin içinde sallandıklarını gördüğün yıldızlardır.Biz küçücük yaprağın üzerinde sürünüyor ve onu hırsla araştırıyoruz,kokluyoruz.Bize güzel kokuyor ya da kötü kokuyor.Tadına bakıyoruz,yenilebilir buluyoruz.Vuruyoruz,sanki canlı bir şeymiş gibi çığlıklar atıyor.En korkusuz olan insanlar yaprağın ucuna kadar varıyorlar,bu uçtan gözlerimizle kulaklarımız açık olduğu halde kaosa eğiliyoruz.Ürperiyoruz.Altımızdaki korkunç uçurumu görüyor,dev ağacın öteki yapraklarının çıkardığı gürültüyü uzaktan uzağa duyuyor,özsuyun köklerinden yükselip yüreğimizi kabarttığını kavrıyoruz.Böyle bir uçuruma eğilmiş halde de bütün bedenimiz ve bütün ruhumuzla korkunun içimizi kapladığını anlıyoruz.O andan sonra artık-ŞEY-başlar...''


Durdum,demek istiyordum ki:O andan sonra artık ŞİİR başlar.
Ama Zorba anlamayacaktı.Sustum.
O hırsla sordu:''Ne başlar?''


''..Büyük tehlike başlar Zorba.Bazılarının başı dönüp sayıklar,bazıları korkup yüreklerini sağlamlaştıracak bir karşılık bulmak için çırpınır ve buna Tanrı derler;bazıları da yaprağın kenarında uçuruma sakin sakin korkusuzca şöyle der:HOŞUMA GİDİYOR...''

                                                      KAZANCAKIS
Bendim senden kaçarken tökezleyip ördeklerin havuzuna düşen
Bahçendeki çamurlu ayak izleri benim
Yüzünü bir an olsun görebilemek için evin etrafında saatlerce dolaşan bendim
Camındaki parmak izleri benim
Senden saklanmaya çalışırken
Duvardaki küçük kırmızı benekli kelebeği ezen bendim
Kanı hala elimde


Yolda bir yerlerde karşılaşınca olduğu yerde donup kalan
Sesini duyunca nefesi kesildiğinden boğulurcasına öksürüğe tutulan
Göz göze gelince birden kızaran
Astımın mı var?Su ister misin dediğin
Heyecandan başını evet anlamında sallayan
Aslında tek hastalığı kalbinde küçük bir sızı 
Arada hafif korkutan teklemeler olan o kız bendim


Okulda herkesin dilinde alay konusu olan
Defterine o notu yazan bendim
  
Notta da yazdığı gibi
Bendim geçen gece rüyanda sana gelen
Sen yatağında sancıdan kıvranırken
Alnındaki teri silen bendim 
Ve yanağında hala durmakta olan o küçük gül kurusu öpücük benim


Peki ben kim miyim
Biliyorsun
Ben sadece benim işte...



Cumartesi, Nisan 14, 2012

ARAYIŞ

Kendimden kaçarken kendime sığınıyordum
Ve sonu gelmez bahaneler buluyordum mutluluğa
Yalnızlıktan korkmak mı
Yoksa kalabalığın içinden kimsesizliğe kaçma isteği miydi
Hangisiydi bilemiyordum,
Bilemiyorduk da zaten


Seni gördüm yatağımda iki uyku arasında
Hani öyle zamanlar vardır
Her saat başı uyumaya çalışır bulursunuz kendinizi
İşte ''O'' bir zamanlardan biriydi
Rüya mıydı
Hayal gücümün bana  bir oyunu muydu bilmiyordum
Ama sabah uyandığımda yastığımdaki kokun gerçekti
Ya da bir sanrıydı
Gerçeklik sanrısı


Bir oda düşlüyorum
Tozlu,camdan bir oda
Ve dışarıda yağmurun camları döverken çıkardığı sesleri dinliyorum...
Camlar  yıkanıyor diyor içte bir yerlerden  bir ses
Kaynağı yok,cinsiyeti yok
Sonra yağmur duruyor
Cama bakıyorum
Yağmurun camda bıraktığı izler isli ve çamurlu
Yağmurun da elleri temiz değilmiş


Bir yerlerde saf ve masum hayatlar var mı merak ediyorum







Pazartesi, Nisan 02, 2012

AKLIMIN OYNADIĞI HİÇ BİR OYUN ZEVK VERMİYORDU TA Kİ HAYAL GÜCÜM SENİNLE TANIŞANA KADAR....